Kategoriler
Blog

İstanbul Şirket Hukuku Avukatı

İstanbul Şirket Hukuku Avukatı

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması fark etmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir.

Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması fark etmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir.

Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Şirket Hukuku Avukatı

Şirket Hukuku Avukatı

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Şirket Hukuku Avukatı

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Şirket Hukuku Avukatı

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Şirket Hukuku Avukatı

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması fark etmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir.

Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Şirket Hukuku Avukatı

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı Sakarya

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı Sakarya

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı Sakarya 

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı Sakarya

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı Sakarya

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması fark etmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir.

Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı Sakarya

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı Sakarya

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı İstanbul 

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması fark etmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir.

Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı İstanbul

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı İstanbul 

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı 

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku Avukatı

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması fark etmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir.

Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku 

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku 

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Ticaret Şirketleri

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması farketmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir. Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Ticaret Şirketleri | Şirket Hukuku 

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Ticaret Şirketleri

Ticaret Şirketleri

Ticaret şirketlerinin kuruluş amacı ve unsurları nedir?

Ticaret şirketleri bir veya birden fazla kişinin, yazılı bir sözleşme ile ve emek, mal veya haklarını ortak bir unvan altında ve iktisadi bir amaç uğruna kanundaki belirli tiplerden birine uygun olarak birleştirmeleriyle meydana gelen tüzel kişiliktir. Şirketler mutlaka iktisadi amaçla kurulurlar, iktisadi amaç kar elde ederek bu karı ortaklar arasında paylaştırmaktır, Türk hukukunda manevi amaçla şirket kurulamaz, bu amaçla dernek veya vakıf kurulabilir.

Şirketin kişi birleşmesi olması, sözleşme temeline dayanması “şirket sözleşmesi” ve ortak iktisadi amaca yönelik olması şeklinde üç unsuru bulunur. Ancak istisnai olarak sermaye şirketleri artık tek kişi tarafından dahi kurulabildiğinden sermaye şirketleri açısından yalnızca ortak iktisadi amaç unsuru geçerli olup kişi birleşmesi olması zorunlu değildir.

Ticaret Şirketleri 

Ticaret şirketi hangi şekilde tüzel kişilik kazanır?

Türk hukukunda tüzel kişilik kazanılması için ticaret siciline tescil yeterlidir.

Ticaret şirketlerinin hepsi esas sözleşmelerini ticaret siciline tescil ederek tüzel kişilik kazanırlar çünkü tescil kurucu niteliktedir., bununla birlikte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ise açıklayıcı niteliktedir, ilan ile üçüncü kişilere duyurulması amaçlanır.

Türk hukukunda ticaret şirketlerinin türleri hangileridir?

Şirket türleri açısından şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir. Türk hukukuna göre 5 farklı şirket türü bulunur ve bunlar şahıs şirketleri olarak kollektif ve komandit şirket, sermaye şirketleri olarak da anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkettir.

Ticaret şirketlerinin kuruluş safhaları hangileridir ve ön şirket kavramı nedir?

Ticaret şirketleri ön kuruluş safhası, kuruluş safhası ve tüzel kişilik kazanılması safhaları ile birlikte kurulurlar. Ön kuruluş safhasında şirketin faaliyet alanı, türü kararlaştırılır. Kuruluş safhasında şirket henüz tüzel kişilik kazanmadığından ön şirket meydana gelir. Son safhada ise şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır.

Ön şirket kavramı, sadece sermaye şirketlerinin kuruluşunda zorunlu olarak ortaya çıkan ve yalnızca şirketin tescil edilme amacı taşıdığını anlatan bir kavramdır, şirketin tescilden bu halde tüzel kişilik kazanmadan önceki basamağıdır. Ön şirket, henüz tüzel kişilik kazanmadığından hak ehliyeti yoktur. Şahıs şirketleri açısından ise kanunda açık hüküm bulunur, şahıs şirketleri ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanmadan önce şirket meydana gelse dahi ön şirket sayılmaz, adi şirket sayılır.

Ön şirket en fazla üç ay içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir, ettirilmediği takdirde ön şirket de sona erer.

Şahıs şirketleri olan kollektif ve (adi) komandit şirkette ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Şahıs şirketlerinde ortaklar şirketin borçlarından dolayı hem müteselsilen “tüm ortakların birlikte sorumluluğu” olarak hem de tüm malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Şahıs şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Şahıs şirketleri açısından şirket kuruluşunda aranan meblağ olarak asgari bir sermaye şartı yoktur ancak bu şirketlerde her ortak şirkete parasını, emeğini veya her ikisini birden koymak zorundadır. Şahıs şirketine sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olmayacaktır.

Şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri kaç ortakla kurulabilir?

Şahıs şirketleri en az 2 ortakla, sermaye şirketleri ise tek ortakla dahi kurulabilir. Uygulamada genellikle sermaye şirketlerine göre, şahıs şirketlerinin ortak sayısı daha azdır, yeni ortak girmesi veya ortakların şirketten ayrılması zordur. Şahıs şirketleri açısından ortakların emeği, itibarı, hizmet edimi önemlidir ve her ortak şirketi yönetme borcu altındadır, bu ortaklara yüklenen bir yükümlülük ve aynı zamanda haktır.

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler açısından ortaklar şirket borçlarından dolayı sorumlu olur mu?

Sermaye şirketlerinde kural olarak tek borç ilkesi geçerlidir, bu halde ortaklar yalnızca şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sorumlu olurlar ve ortaklara sermaye koyma borcundan başka bir borç yüklenemez.

Sermaye şirketlerinde kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarı ne olmalıdır veya şirkete sermaye katılım borcu olmadan katılmak mümkün olur mu?

Sermaye şirketleri olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde belirlenmiş olan ve şirket kuruluşunda aranan asgari sermaye miktarlarının ödenmiş olması gerekir. Limited şirketlerin en az 10.000 TL sermaye ile kurulması mümkünken, anonim şirketler açısından bu meblağ en az 50.000 TL’dir, ancak halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler açısından kuruluştaki asgari sermaye miktarı 100.000 TL olmalıdır.

Şirketlerin tür değiştirmesi halinde tasfiye edilmesi gerekir mi?

Tür değiştirmede şirketin tasfiye edilmesi gerekmez. Şirket tür değiştirmede ilk kurulduğu belirli tipten başka bir tipe geçer, genel kurulda karar alınarak yalnızca şirketin türü değişir, Şirketin ortakları, borçları, alacakları değişmez ve aynen devam eder.

Ticaret Şirketleri

Şirketler hukukunda geçerli olan tür değiştirmeler hangileridir?

Şirketler için kanunen geçerli olarak tür değiştirmeler sınırlı sayıda olmak üzere Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Buna göre,

Sermaye şirketi,

Farklı türde bir sermaye şirketine veya kooperatife dönüşebilir.

Kollektif şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya komandit şirkete dönüşebilir.

Komandit şirket,

Sermaye şirketine, kooperatife veya kollektif şirkete dönüşebilir.

Kooperatif ise sermaye şirketine dönüşebilir.

Şirketler hukukunda kanunen kabul edilmeyen, geçerli olmayan tür değiştirmeler hangileridir?

Sermaye şirketleri, şahıs şirketlerine dönüşemez çünkü bu durum ortakların yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sorumlu olmalarına ilişkin tek borç ilkesine aykırıdır. Bununla birlikte kooperatifler de şahıs şirketlerine dönüşemez.

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirmesi) halinde ortakların şahıs şirketindeki tüm malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluğu da değişir mi?

Şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi halinde, şahıs şirketinin alacaklılarına karşı sınırsız sorumluluğu, tür değiştirmeye kadar sorumlu olunan borçlar için bir anda sona ermez, tüm varlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumluluk için şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesinden itibaren 2 yıllık süre konmuştur.

Adi ortaklık şirket olarak kabul edilir mi?

Adi ortaklık da şahıs şirketi olarak kabul edilmektedir, diğer şahıs şirketlerinden farklı olarak Türk Ticaret Kanunu yerine Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ayrıca adi şirket açısından ticaret siciline kaydolma zorunluluğu yoktur ve şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi şirket nasıl kurulur?

Adi ortaklık en az 2 kişi olmak üzere ve adi ortaklık sözleşmesi yapılarak kurulur. Adi şirket sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir, noterde tasdikli, yazılı veya sözlü de yapılabilir.

Adi şirket ortakları gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Kamu tüzel kişileri de adi şirket kurabilirler.

Müşterek amaç unsuru, sözleşmenin esaslı unsurudur. Her ortağın aynı iktisadi amacı gütmesi gerekir ve ortakların ekonomik anlamda ulaşmak istedikleri hedef, kar elde edip ortaklar arasında paylaştırmaktır, zarar edilirse zararı da tüm ortaklar kendi aralarında paylaşır bu nedenle adi ortaklıkta ortakların, mal ve paralarını müşterek bir amaç doğrultusunda birleştirmesi ve şirket amacının gerçekleşmesi için çaba ve özen göstermeleri gerekir.

Adi ortaklıkta her türlü ekonomik değer şirkete sermaye olarak konulabilir. “para, taşınır ve taşınmaz mallar, emek, unvan, itibar gibi”

Adi ortaklıkta bir ortağın şahsi alacaklısı kişinin şirketteki payına haciz koydurabilir mi?

Şahıs şirketlerinde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını o ortağa düşen kar payından ve şirket feshi gerçekleşmişse tasfiye payından alabilir, ancak ortaklık payı anlamında doğrudan haciz konulamaz ve sermaye şirketlerinde olduğu gibi alacaklılar hakkını doğrudan ortaklıktan “pay senedi üzerine haciz konulması gibi” tahsil edemez. Bu halde ortağın şahsi alacaklısı, ortağın şirketteki payına haciz koydurarak şirketin tasfiyesini isteyebilir. Şirketin tasfiye edilip edilmemesi bu halde, borçlu olan ortak dışında diğer ortakların iradesine bağlıdır çünkü diğer ortaklar, şirketin devamını istiyorsa borcu icra dairesine ödeyerek borçlu ortağı ortaklıktan çıkarabilir ve ortaklığa devam edebilirler.

Anonim şirkete sermaye olarak taşınmaz konuluyorsa, taşınmazın taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Taşınmazın sermaye olarak konulması durumunda eğer şirket sözleşmesinde açıklık yoksa, taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak konulduğu kabul edilir. Esas sözleşmede sermaye olarak yer almasının yanı sıra taşınmazın mahkemece atanan bilirkişi tarafından değer tespitinin yapılması, taşınmazın tapuya şerh verilmesi veya taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekir. Taşınmaz üzerine tapuda şerh konulduğunda tapuda malik gözüken kimse hakkı şerhle birlikte de devredebilir fakat tedbir konulduğunda hakkın üzerinde artık hiçbir devir yapılamaz.

Anonim şirkete sermaye olarak ticari işletme konuluyorsa, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olur mu?

Ticari işletmenin anonim şirkete sermaye olarak konulması halinde, işletmenin taahhüt ve devrinin yalnızca esas sözleşmede yer alması yeterli olmaz. Ticari işletme bir bütün halinde devredildiğinden esas sözleşmede yer almasının yanı sıra taşınmazlar tapuya şerh verilmeli, fikri mülkiyet hakları ilgili sicillere kaydedilmeli, taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilmeli ve motorlu araçlar da trafik siciline şerh verilmelidir.

Ticaret Şirketleri

Anonim şirketin kanuna aykırı kurulmuş olduğu gerekçesiyle feshi dava edilebilir mi?

Anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek alacaklıları ya da pay sahiplerini veya kamunun menfaatlerini önemli bir şekilde tehlikeye düşürüldüğü veya ihlal edildiğinin tespit edilebiliyorsa, anonim şirketin feshi dava edilebilir.

Anonim şirketin feshi davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Anonim şirkete ilişkin fesih davası, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin ticaret siciline tescil ve ilanından itibaren 3 ay içerisinde açılabilir, bu 3 aylık süre hak düşürücü süre olduğunda süre geçirilirse dava açma hakkı kaybedilecektir.

Anonim şirketin feshi davasını kimler açabilir?

Şirketin feshi davasını yönetim kurulu, pay sahipleri, alacaklılar veya Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı açabilir.

Anonim şirketlerin genel kurulunda hükümet temsilcisinin bulunmasının sebebi nedir?

Halka açık şirketlerin genel kurulunda veya halka açık veya kapalı olması farketmeksizin esas sözleşme değişikliği içeren genel kurullarda azınlık pay sahiplerini koruma amacıyla bakanlık temsilcisi bulunmalıdır. Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken genel kurul toplantısında temsilci yok ise, toplantıda alınan kararlar oybirliği ile alınmış olsa dahi geçersizdir ve butlana tabidir.

Anonim şirketin işletme konusu dışında herhangi bir işlem yapabilir mi ve bu işlemden dolayı sorumluluğu doğar mı?

Türk Ticaret Kanunu’nda ultra vires ilkesi reddedildiğinden şirketlerin “tüzel kişiler gibi insana özgü olmayan işlemler dışında” her işlemi yapabileceği kabul edilmiştir ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Fakat istisna olarak işlem yapılan üçüncü kişi işlemin, şirketin işletme konusu dışında olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa ve buna rağmen şirketle işlem yapıyorsa şirket bunu ispat ettiği takdirde işlemle bağlı olmaktan ve sorumluluktan kurtulacaktır.

Ultra Vires İlkesi : Şirketin yapabileceği işlemlerin işletme konusu ile sınırlı olmasıdır.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının sakatlığı veya hükümsüzlüğü halinde hangi yollara başvurulabilir?

Genel kurul kararlarına karşı, karar alındıktan sonra bu kararın hükümsüzlüğüne yönelik Asliye Ticaret Mahkemesine başvuruda bulunulabilir.

Genel kurul kararının kurucu unsurları (genel kurul toplantısına davet yapılarak kararın ilgili toplantıda alınmış olması) bulunmuyorsa yokluk yaptırımı söz konusudur ve bu halde genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılabilir. Genel kurulu kararının kurucu unsurları içermesi fakat kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesi halinde ise genel kurul kararının butlanının tespiti dava edilebilir. Yokluk ya da butlan hallerinde tespite ilişkin davanın açılması zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Yokluk yaptırımının butlandan tek farkı, butlana tabi kararların geçersizliğinin belirli süreden sonra istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası hangi hallerde açılabilir?

Öncelikle butlan kararı verilebilecek kararlar iptale de konu olabilecek kararlardır ancak butlan iptale göre daha ağır bir yaptırım olduğundan butlanın ikincilliği prensibine göre bir kararın iptaline karar verildiğinde yeterli hukuki fayda alınıyorsa, söz konusu kararın butlanına değil, iptaline karar verilmelidir. İptali talep edilen karar kurucu unsurları tamdır, hukuken mevcut ve geçerlidir fakat sakat doğmuş kararlardır. Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kurallardır.

Anonim şirket genel kurulunda alınan karara karşı kimler iptal davası açabilir?

Genel kurul kararına karşı pay sahipleri, pay üzerinde intifa hakkı sahipleri, pay senedi üzerinde elbirliğiyle mülkiyet haline sahip kişiler, yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyeleri ya da Sermaye Piyasası Kurulu iptal davası açabilir.

Toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy verip bu olumsuz oyunu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir veya toplantıda hazır bulunması veya olumsuz oy kullanması önemli olmayarak çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası kime karşı (davalı taraf olarak) açılır?

İptal davası anonim şirkete karşı yöneltilir. Davalı olarak şirketi temsil edecek kişiler yönetim kuruludur fakat davacı yönetim kurulu ise şirketi mahkeme tarafından atacak kayyım temsil eder.

Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davası hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılmalıdır?

Dava şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve 3 aylık hak düşürücü süreye tabidir, bu süre genel kurul kararının alındığı tarihten başlar ve süre geçtiği takdirde kişi dava açma hakkını kaybeder. İptal davası açılması halinde, yönetim kurulu tarafından davanın ilan edilmesi gerekir, bu ilan şirketin internet sitesinde yer almalı ve usulüne uygun bir ilan olmalıdır.

Ticaret Şirketleri

Stajyer Av. Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
Blog

Şirket Avukatlığı 2022

Şirket Avukatlığı 2022

Şirket avukatlığı nedir?

İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de fazlalaşan nüfus karşısında tepkimelere dayanan ticari hayat yerini sözleşmelere hukukun ilke ve esaslarına bırakmıştır. Nitekim şirketler için kurumsallaşma artık gereksinim değil bir zorunluluk haline gelmiş bulunmakta. Kurumsallaşmayı tercih etmeyen ya da başaramayan şirketler varlıkları yönünden büyük kayıplarla karşılaşmaktadırlar.

Ticaret ve Şirketler Avukatlığı dünyada yer alan küresel gelişme ve yenilikleri, gerekli kuralları takip ederek müvekkil şirketin risk düzeyini analiz ederek müvekkiline önleyici avukatlık hizmeti sunar müvekkilinin karşılaşabileceği hukuki problem ve uyuşmazlıklar konusunda destek faaliyeti yürütür.

Florya Şirket Avukatı, herhangi bir şirketin kuruluş sırasında, hizmet verdiği süre içerisinde sermaye. artırımından, sözleşmelerin hazırlanmasına kadar birçok hukuki meseleleri içeren bir hukuki danışmanlık hizmetidir.

Şirket avukatı, bir şirkette her türlü hukuki danışmanlık hizmetini veren avukattır. Şirket avukatları için hukuk müşaviri ifadesi de kullanılmaktadır. Şirket avukatları anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere hukuki hizmet vermektedir.

Şirket Avukatı Ne İş Yapar?

Şirketin kuruluşundan tasfiyesine kadar tüm hukuki prosedürlerde yol gösterir,
Şirketin hazırladığı tüm sözleşmeleri düzenler, karşı taraftan gelen tüm sözleşmelerin kontrolünü sağlar,
Şirketin sermaye arttırma veya azaltma işlemlerini yürütür,
Hukuki danışmanlık hizmeti vererek, şirketin ihtiyaç duyduğu tüm hukuki bilgileri sağlar,
Şirketin tüm tahsilat işlemlerindeki icra işlemlerini yürütür,
Şirket ile ilgili tüm vergi ihtilaflarına ilişkin hukuki işlemleri gerçekleştirir,

Şirket aleyhine açılmış davaların takibini sağlar, Şirket lehini dava açar.,
İş hukuku davalarında işçi ve işveren haklarını korur,
Şirket kuruluşu ve tescili,
Vergisel işlemler,
Şirketlerin her türlü faaliyeti için sözleşme hazırlanması, bunların güncellenmesi, değiştirilmesi, düzeltilmesi, sona erdirilmesi
Şirket birleşme ve devralmaları,
Şirket organlarının kurulması, toplanması vs. gibi süreçlerin takibi,
Şirketlerde hisse devri,
Şirketlerde sermaye artırımı – azaltımı,
Şirketlerin davacı veya davalı olarak yer aldıkları davaların takibi,
Alacak tahsili ve ilgili icra işlemlerinin takibi,
İnsan kaynakları birimlerine hukuki destek vermek,

Şirket Avukatlığı 2022

İş sözleşmelerinin revize edilmesi,
İşçi özlük dosyalarının ileride uyuşmazlığa mahal vermeyecek şekilde revizesi,
Maaş hacizlerine cevap verilmesi,
Fesih evraklarının tanzimi,
İşçilere yapılacak ihtarların iş hukuku mevzuatına uygun olarak düzenlenmesi/revize edilmesi,
İcra takiplerinin başlatılması ve haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi,

Vergi hukuku ve idare hukuku alanlarında davaların açılması ve itirazların yapılması gibi her alanda şirketinize hukuki destek sağlayacaktır.
Şirketlerin ticari faaliyetlerinde iş hukukuna ilişkin hukuki süreçlerin takibi
Şirketlere gelen ihtarname/ihbarnamelere gerekli cevapların verilmesi veya gerekli düzenlemelerin yapılması

Avukatlar şirketlerde ne iş yapar?

Hukuki danışmanlık hizmeti vererek, şirketin ihtiyaç duyduğu tüm hukuki bilgileri sağlar. Şirketin tüm tahsilat işlemlerindeki icra işlemlerini yürütür. Şirket ile ilgili tüm vergi ihtilaflarına ilişkin hukuki işlemleri gerçekleştirir. Şirket aleyhine açılmış davaların takibini sağlar.

Şirketlerde hukuk departmanı ne iş yapar?

Kamu kurumunda ya da şirkette, yasal düzenlemeleri, sözleşmeleri ve vergi gibi hukuki iş faaliyetlerini düzenleyerek, yönetimle birlikte hareket ederler ve etkin savunma stratejileri geliştirirler. Müvekkillerini temsil ederek, dava sürecini takip ederler.

Kurum avukatı özel iş alabilir mi?

Serbest avukatlar, özel hukuk tüzel kişileri ya da avukatlık büroları bünyesinden ücretli avukatlık yaparlar. … Bu tarz avukatların haricen iş takip etmesi kanunen yasak değildir. Ancak kamu avukatları haricen iş alamazlar. Sadece bünyesinde yer aldığı kamu tüzel kişiliğin işlerinde avukatlık hizmeti sunabilirler.

Zorunlu Şirket Avukatlığı

Ofisimiz Ticaret Hukuku, İş Hukuku, İcra ve İflas Hukuku alanında uzmanlık düzeyinde faaliyet göstermekte olup, şirketlerin avukatlık ve danışmanlık hizmeti ihtiyaçlarına çözüm sağlamaktadır.

Ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesine göre Türk Ticaret Kanunu’na göre 2021 yılı için 250.000 veya daha fazla sermayesi bulunan şirketlerin sözleşmeli bir avukat bulundurmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu düzenlemeye uymayan anonim şirketlere Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.

Anonim Şirketlerde Zorunlu Avukatın Verebileceği Danışmanlık Hizmetleri

Ticari defter ve kayıtlarda eksik veya hatalı düzenleme bulunmaması için hukuki denetim yapılması
Şirket ile üçüncü kişiler arasında yapılacak sözleşmelerin hazırlanması ve hazırlanmış bulunanların şirketin menfaatine revize edilmesi
Anonim şirketin taraf olacağı ortaklık sözleşmesi, danışmanlık sözleşmesi gibi ticari sözleşmelerin hazırlanması ya da hazırlanmış bulunanlara hukuki denetim yapılması

Uygulamaya koyulan yeni mevzuatın şirkete sunulması

Sonuç itibariyle, esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. İşbu şirketlerin hukuki her türlü konuda mevzuata uygun hareket edilmesi, ortaya çıkacak uyuşmazlıkların hukuka uygun biçimde çözülmesi ve yüklü miktarda idari para cezası ile karşı karşıya kalmamaları için söz konusu yükümlülükler usulüne uygun biçimde yerine getirilmelidir.

Şirketinize hukuki destek almak isterseniz 0545 381 08 26 nolu telefondan veya iletişim sayfasındaki formdan, Whatsapp hattımızdan bizimle irtibat kurabilirsiniz.

[njwa_button id=”7336″]

Asal Hukuk Danışmanlık olarak Şirket Avukatlığı ve Ticaret hukuku alanında uzman avukatlarımız ile İstanbul başta olmak üzere; Adalar Şirket Avukatı, Arnavutköy Şirket Avukatı, Adalar Şirket Avukatı, Arnavutköy Şirket Avukatı, Ataşehir Şirket Avukatı, Avcılar Şirket Avukatı, Bağcılar Şirket Avukatı, Bahçelievler  Şirket Avukatı, Bakırköy Şirket Avukatı, Başakşehir Şirket Avukatı, Bayrampaşa Şirket Avukatı, Beşiktaş Şirket Avukatı, Beykoz Şirket Avukatı, Beylikdüzü Şirket Avukatı, Florya Şirket Avukatı,Beşyol Şirket Avukatı, İncirli Şirket Avukatı ,Sefaköy Şirket Avukatı, Bağcılar Şirket Avukatı ,Beyoğlu Şirket Avukatı, Büyükçekmece Şirket Avukatı, Çatalca Şirket Avukatı, Çekmeköy Şirket Avukatı, Esenler Şirket Avukatı, Esenyurt Şirket Avukatı, Eyüpsultan Şirket Avukatı, Fatih Şirket Avukatı, Gaziosmanpaşa Şirket Avukatı, Güngören Şirket Avukatı, Kadıköy Şirket Avukatı, Kağıthane Şirket Avukatı, Kartal Şirket Avukatı, Küçükçekmece Şirket Avukatı, Maltepe Şirket Avukatı, Pendik Şirket Avukatı, Sancaktepe Şirket Avukatı, Sarıyer Şirket Avukatı , Silivri Şirket Avukatı, Sultanbeyli Şirket Avukatı, Sultangazi Şirket Avukatı, Şile Şirket Avukatı, Şişli Şirket Avukatı, Tuzla Şirket Avukatı, Ümraniye Şirket Avukatı, Üsküdar Şirket Avukatı, Zeytinburnu Şirket Avukatı ve Zincirlikuyu Şirket Avukatı ve ayrıca Bursa Şirket Avukatı , İzmir Şirket Avukatı ,Ankara Şirket Avukatı, Gebze Şirket Avukatı ve Tekirdağ Şirket Avukatı illerinde hizmet vermekteyiz.

Şirket Avukatlığı 2022

Şirket Avukatlığı 2022 Konuyla İlgili En Çok Aratılanlar;

Şirket Avukatı is İlanları,
Limited şirket avukatlığı,
Özel şirket avukatı maaşı,
Sözleşmeli şirket Avukatlığı,
Avukat Arayan şirketler,
Holding avukat maaşları,
Özel şirket avukatı maaşı,
Limited şirket avukatlığı,
Sözleşmeli şirket Avukatlığı,
Koç Holding avukat maaşları,
Şirket Avukatı is İlanları,
Avukat Arayan şirketler,
Holding avukat maaşları,
SÖZLEŞMELİ Avukat arayan kurumlar,
Avukat maaşları 2022 özel sektör,
Gümrük avukatı maaş,
Holding avukat maaşları,
Holding Avukatı olmak,
Koç Holding avukat maaşları,
Avukat maaşları özel sektör,
Vakıfbank avukat maaşları,
Serbest avukat maaşları,
Avukat maaşları 2022 özel sektör,
Gümrük avukatı maaş,
Holding avukat maaşları,
Holding Avukatı olmak,
Koç Holding avukat maaşları,
Avukat maaşları özel sektör,
Vakıfbank avukat maaşları,
Serbest avukat maaşları,
Sözleşmeli şirket Avukatlığı,
Şirket Avukatı is İlanları,
Koç Holding avukat maaşları,
Holding avukatı Nasıl Olunur,
Ticaret avukatlığı,
Şirket avukatı Ne iş Yapar,
Büyük şirketlerde avukat olmak,
Avukatlık şirketi,

Kategoriler
Blog

Şirket Danışmanı Düzce

Şirket Danışmanı Düzce

Şirket Danışmanı İstanbul

Şirket avukatlığı, bir şirketin kuruluş aşamasından, hizmet verdiği süre zarfında sermaye artırımından, sözleşmelerin hazırlanmasına kadar birçok hukuki konuları kapsayan bir hukuki danışmanlık hizmetidir.

Şirket avukatları, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere hizmet vermektedir.

Şirket avukatı, bir şirkette hukuki danışmanlık hizmeti veren avukatlara denilir. Bu tarz avukatlar şirketlerin kurulmasından, hizmet verdikleri süre içerisindeki tüm hukuki konularda destek ve danışmanlık verirler.

Holding avukatı ne iş yapar?

Şirketin kuruluşundan tasfiyesine kadar tüm hukuki prosedürlerde yol gösterir. Şirketin hazırladığı tüm sözleşmeleri düzenler, karşı taraftan gelen tüm sözleşmelerin kontrolünü sağlar. Şirketin sermaye arttırma veya azaltma işlemlerini yürütür.

Avukatlar şirkette çalışabilir mi?

Avukat; Avukatlık Kanunu 12. madde uyarınca ticari şirkette ortak olabilir, yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık yapabilir.

Uluslararası Hukuk avukatı ne iş yapar?

Uluslararası özel hukuk ise bireylerin veya şirketlerin hem birbirleriyle hem de diğer ülkelerin hukuk kaideleriyle olan hukuki ilişkilerini düzenler.

Danışman Avukat Nasıl Olunur?

Hukuk danışmanı olmak isteyen kişiler, öncelikle üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren Hukuk lisans programını tamamlamak zorundadır. Hukuk bölümünden mezun olan kişilerin ise avukatlık stajı yapması ve avukatlık ruhsatnamesi alması gerekir. Avukat olan kişiler aynı zamanda hukuki danışmanlık yapmaya da hak kazanır.

Şirket Avukatı

Şirket avukatı, şirketinizin tüm hukuki iş ve işlemlerinde size yardımcı olarak şirketinizi en iyi şekilde temsil etmek görevini üstlenir.

Devam eden dava dosyalarınızın yürütülmesi, duruşmaların takip edilmesi, insan kaynakları birimine iş hukuku desteği sağlanmasının yanı sıra;

Maaş hacizlerine cevap verilmesi
Fesih evraklarının tanzimi
İş sözleşmelerinin revize edilmesi,
İnsan kaynakları birimlerine hukuki destek vermek,
İşçi özlük dosyalarının ileride uyuşmazlığa mahal vermeyecek şekilde revizesi,
İcra takiplerinin başlatılması ve haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi,
Ücret bordrolarında iş mahkemesi davalarında lehe sonuç almaya uygun değişikliklerin yapılması/denetlenmesi,
İşçilere yapılacak ihtarların iş hukuku mevzuatına uygun olarak düzenlenmesi/revize edilmesi,
Vergi hukuku ve idare hukuku alanlarında davaların açılması ve itirazların yapılması gibi her alanda şirketinize hukuki destek sağlayacaktır.

Ticaret ve Şirket Avukatı Dava Vekilliği Hizmetleri

Gümrük davaları
Kıymetli evrak hukuku,
Risk Sermayesi,
Sermaye Piyasaları,
Kredi sözleşmeleri,
Leasing sözleşmeleri,
Ticari şirketlerin alım ve satımı,
Ortaklık sözleşmeleri,
Hisse devir işlemleri, şirket devir ve birleşmeleri,
İthalatta haksız rekabetin önlenmesi davaları,
Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanundan doğan davalar,
Uluslararası tahkim yollarına başvuru ve sorunların tahkim yolu ile çözülmesi,
Uluslararası ticari sözleşmelerden doğan davaların yetkili mahkemelerde çözümü,

Şirket ve Ticaret Avukatı Danışmanlık Hizmetleri

Haksız rekabet,
Şirket yönetimi,
Kredi anlaşmaları,
Tüketicin korunması,
Yurtdışı alacak takibi,
Yurtdışı yatırım danışmanlığı,
Gümrük işlemlerinin yapılması,
İhracat tahsillerinin denetlenmesi,
İthalat işlemlerinin yapılması,
Sözleşmelerin istenilen dilde hazırlanması,
Uluslararası distribütörlük anlaşmaları,
İmtiyaz, bayilik, acentelik sözleşmeleri,
Sermaye artırımları ve azaltılması işlemleri,
Hisse senetleri ve tahvilleri ile ilgili işlemler,
Serbest bölgelerde karşılaşılan ihtilafların çözümü,
Yabancı dil sözleşmelerin hukuk tekniğine uygun tercüme edilmesi,
Transit Ticaret ve Standardizasyon hakkında denetimler ve düzenlemeler,
Uluslararası sözleşmelerin hazırlanması, denetlenmesi ve yorumlanması,

Şirket Danışmanı Düzce